Çocuk Fıkraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk Fıkraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Kasım 2018 Cumartesi
2 Ağustos 2017 Çarşamba
Eve bir gün tesisatçı çağırmışlar. Adam çalışırken evin küçük oğlu gelip seyretmeye başlamış. Tesisatçı da çocuğun ilgisini görünce takım çantasından tornavidayı çıkartıp çocuğa:
- "Bu ne biliyor musun?" diye sormuş.
Çocuk da:
- "Biliyorum, babamda bundan iki tane var. Küçüğüyle prizleri kontrol eder, büyüğüyle masanın bacaklarındaki vidaları sıkar." demiş.
Tesisatçı:
- "İyi, aferin oğlum." demiş.
Sonra eline anahtarı almış:
- "Peki bu ne biliyor musun?" demiş.
Çocuk:
- "Biliyorum. Babamda bundan iki tane var. Küçük olanıyla muslukları değiştirir, büyük olanıyla boruları tamir eder." demiş.
Tesisatçı içinden:
- "Çattık be." demiş.
Bu kez de çekici alıp:
- "Ya bu ne biliyor musun?" demiş.
Çocuk:
- "Biliyorum. Babamda bundan iki tane var. Küçüğünü cam takarken kullanır, büyüğünü de duvar kırarken kullanır." demiş.
Her sorduğuna cevap yetiştiren çocuğa tepesi atan tesisatçı, bu sefer fermuarını açıp göstermiş:
- "Peki bunu da biliyor musun lan ukala?" deyince çocuk:
- "Biliyorum. Babamda bundan iki tane var. Küçüğüyle çişini yapar, büyüğüyle de annemi." demiş.
26 Temmuz 2017 Çarşamba
Fabrikatör bir adamın işe yaramayan bir oğlu varmış. Babası çocuğuna güzel bir iş kurmak için paçaları sıvamış. Ancak oğlan salak olduğu için, hiç bir işi beceremiyormuş. Babası ona ne iş bulduysa hepsini elini yüzüne bulaştırmış berbat etmiş. Adam en sonunda tam otomatik bir sosis fabrikası kurdurmuş. Çocuğunu elinden tutup, bari işi öğrensin diye hemen fabrikadaki bir sosis makinesinin başına götürmüş ve:
- "Bak oğlum, buradan böyle öküzü yolluyorsun, aha diğer taraftan sosis olarak çıkıyor. Sen şu makinenin başında bekle, bir durum olunca haber ver. Bu kadar basit anladın mı?" demiş.
Oğlu da:
- "Tamam baba." demiş.
Çocuk bu makineleri izlerken çok şaşırmış. Aradan bir zaman geçtikten sonra babası oğlunun yanına gelmiş ve:
- "Oğlum nasıl, işini beğendin mi?" diye sormuş.
Çocuk:
- "Baba bu makineler çok harika. Biz makinenin bir tarafından öküz sokuyoruz, diğer taraftan sosis olarak çıkıyor. Öyle değil de buradan öküz yerine sosis koysak, diğer taraftan öküz olarak çıksa, yok mu böyle bir makine baba?" diye merakla sormuş.
Babası hemen cevaplamış:
- "Maalesef evladım, o teknoloji bir tek senin ananda var."
3 Temmuz 2017 Pazartesi
Yıllar sonra, çocuk evlenmiş, çoluk çocuk sahibi olmuş.
Bir gün, gecenin bir yarısı, saat 3:30 civarları telefonu çalmış.
Telefondaki ses, annesinin sesiymiş.
Çocuk:
- "Ne var Anne, ne istiyorsun bu saatte, neden beni rahatsız ediyorsun? Sabah arasan olmaz mıydı." diye annesini azarlamış.
Annesi, biraz buruk, biraz da ağlamaklı bir ses tonu ile:
- "Bundan 25 yıl önce, bir gece yarısı saat 3:30'da sen de beni rahatsız etmiştin. Doğum Günün Kutlu Olsun oğlum." demiş.
14 Mayıs 2017 Pazar
İki küçük çocuk Pazar sabahı annelerinin yatağına gelmişler ve:
- "Bugün Anneler Günü, sen lütfen kalkma, yat, sana bir sürprizimiz var." demişler.
Anne, yatağına kahvaltı beklerken, mutfaktan mis gibi kızarmış ekmek ve yumurtalı sucuk kokuları gelmeye başlamış. Hayli uzun bir süre sonra başka bir hareket olmayınca, neler olduğunu merak eden anne, öğrenmek için aşağı inmiş. Çocukların ikisinin de pişirdikleri yumurtalı sucuğu yediklerini görmüş.
Annelerinin geldiğini gören iki çocuk aynı anda bağırmaya başlamış:
- "Sürprizzz.! Bugün Anneler günü ve biz kendi kahvaltımızı kendimiz pişirdiiikk!"
5 Mayıs 2017 Cuma
Beş çocuklu bir aile hep birlikte lunaparka gitmiş. Babaları oyunlardan birinde tüfekle bütün hedefleri vurmuş ve kocaman bir ayı kazanmış. Sonra çocuklarına dönüp sormuş:
- "Evet, haydi bakalım, şimdi bu oyuncak kimin olacak? Hanginiz annenizin her dediğini yapıyor, ona hiç karşılık vermiyor?"
Çocuklar önce bir durmuşlar, birbirlerine bakmışlar ve hep bir ağızdan cevap vermişler:
- "Tamam baba, oyuncak senin."
2 Mayıs 2017 Salı
Bir karpuz tarlası olan çiftçi, her akşam tarlasına çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etmiş. Epey düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar vermiş:
- "Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi."
Ertesi akşam, karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi. Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında geziyordu. Karpuzlarını kontrol ederek, eksik olmadığını düşünürken, gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişmiş:
- "Şimdi o karpuzlardan iki tane var."
16 Nisan 2017 Pazar
12 Nisan 2017 Çarşamba
1 Nisan 2017 Cumartesi
22 Mart 2017 Çarşamba
Adamın biri, yolda giderken bir çocuk görür ve çocuğu çok sevimli bulur:
- "Senin adın ne?" diye sorar. Çocuk tam söyleyeceği sırada:
- "Dur! Ben tahmin edeyim! Fakat ipucu olarak baş harfini söyle" diyerek çocuğun sözünü keser. Çocuk:
- "Y" der. Adam başlar saymaya:
- "Yaşar!" Çocuk başını sallar.
- "Yusuf!" Çocuk yine başını sallar.
- "Yasin!" Adam "Y" ile başlayan bütün isimleri sayar, çocuk her seferinde başını sallar. Adam iyice sinir olur, kız isimlerini de saymaya başlar, çocuk yine başını sallar. Adam en sonunda:
- "Bilemedim, neymiş be senin ismin?" diye sorar. Çocuk cevap verir:
- "Yamazan!"
17 Mart 2017 Cuma
16 Mart 2017 Perşembe
Konuşma özürlü çocuk yeni taşındığı mahallesinde okula gitmek için otobüs bekliyormuş. Otobüs karşıdan görününce el sallayıp bağırmaya başlamış:
- "Toför bey, Toför bey Thur!" diye. Şoför durağa gelince durmayıp devam etmiş. Çocuğun ve onu evin penceresinden seyreden annesinin Son derece canı sıkılmış. Ertesi gün aynı saatte otobüs görününce annesinin eline verdiği bir bez parçasını sallayarak:
- "Toför bey, Toför bey. Thur. Thur.!" demiş. Yine durmadan geçmiş şoför. Üçüncü gün artık yolun ortasında durup ellerini kollarını sallayıp:
- "Toför. Töför. Thur. Thur.!" demiş. Hızla yaklaşan otobüs kırılmadık kemiğini bırakmaksızın çarpmış çocuğa. Olay yerine gelen polis çocukcağızı ambulansa yerleştirmiş ve şoföre sormuş:
- "Zavallı çocuğu gördüğün halde neden çarptın?" diye. Şoför:
- "Tayanamatım petemenke.! Tünlertir penle talka getiyor ettoluettek.!" demiş.
27 Şubat 2017 Pazartesi
Çocuğun biri babasına sormuş:
- "Baba biz nasıl olduk?" Baba cevap vermiş:
- "Maymunlardan türeye türeye biz olduk" demiş.
Tabi çocuk babasının lafına inanmamış. Annesine gidip:
- "Biz nasıl olduk?" demiş. Annesi:
- "Allah Adem Babayla Havva Annemizi yaratmış nesilden nesile biz olmuşuz" demiş. Çocuk:
- "Ama babam maymunlardan türeye türeye biz olduk dedi" demiş. Anne cevap vermiş:
- "O babanın sülalesi, bizi ilgilendirmez."
26 Şubat 2017 Pazar
Büyük şirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar mühendislerinden birinin evine telefon etmesi gerekir. Adamın evine telefon eder ve karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi:
- "Alo" der.
Bu kadar önemli bir konuyu bir çocukla konuşmak istemeyen patron sorar:
- "Baban evde mi?"
- "Baban evde mi?"
Çocuk fısıldayarak cevap verir:
- "Evet"
Patron sorar:
- "Onunla konuşabilir miyim?"
Çocuk fısıldayarak cevap verir:
- "Hayır"
Patron şaşırarak:
- "Peki annen evde mi?"
Çocuk fısıldayarak:
- "Evet"
Patron:
- "Peki onunla konuşabilir miyim?"
Çocuk yine fısıldayarak:
- "Hayır"
Patron çocuğun cevapları karşısında şaşırır ve en iyisinin bir büyükle konuşmak olacağını düşünerek sorar:
- "Orada başka kimse var mı?"
Çocuk fısıldayarak:
- "Evet bir polis memuru var"
Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar:
- "Memur beyle konuşabilir miyim?"
Ufaklık:
- "Hayır şu anda meşgul"
İyice meraklanan patron:
- "Neyle meşgul?"Çocuk fısıldayarak cevaplar:
- "Annemle, babamla ve itfaiyeci amcalarla konuşuyor"
Meraklanan ve endişelenen patron, telefondan gittikçe artan bir gürültü duyar:
- "Bu ses de ne? diye sorar.
Çocuk hala fısıldayarak:
- "Bir helikopter" der.
Panikleyen patron:
- "Neler oluyor orada" diye sorar.
Çocuk hala fısıldayarak:
- "Arama kurtarma timi geldi"
Patron endişeli ve neler olduğunu bilmemenin kızgınlığı içinde:
- "İyide neyi arıyorlar?"
Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir:
- "Beni."
24 Şubat 2017 Cuma
Yedi yaşındaki çocuk babasına:
- "Babacığım, ben nasıl oldum? çok merak ediyorum." diye ısrarla sormuş. Adam:
- "Nasıl olsa bunu bu oğlana bir gün anlatmak durumunda kalacağım, hazır sormuşken, en iyisi şimdi izah edeyim, kurtulayım gitsin bu işten" diye düşünür içinden ve anlatmaya başlar:
- "Bak evladım, çok iyi dinle, zira bir daha anlatmayacağım. Annenle baban, bundan yedi sene evvel, bir CYBER CAFE'de karşılaştı. Bir iki bakıştıktan sonra bu CYBER CAFE'nin müsait bir yerine geçtiler. Baban MEMORY STICK ile USB'den bir bağlantı kurdu. Annen bu fırsatı iyi değerlendirerek MEMORY STICK'den bir kaç DOWNLOAD indirdi. Bu dangalak baban da, bir-iki UPLOAD yükledi. Ama heyecandan FIREWALL kullanmayı unuttuğumuz aklımıza geldiğinde iş işten geçmişti. Bu andan sonra da, ne DELETE edebildik, ne de CANCEL. Sonuç olarak da, dokuz ay sonra ortaya felaket bir VİRÜS çıktı. İşte mesele bu kadar basit."
23 Şubat 2017 Perşembe
Bir adamın 3 tane oğlu varmış. Babası en büyük olana:
- "Oğlum bana bir bardak su getir" demiş. En büyük ortancaya:
- " Babama bir bardak su getir" demiş. Ortanca da en ufağına:
- "Babama bir bardak su getir" demiş. En ufak hemen atlamış:
- "Baba bunlardan sana hayır yok, kalk kendi suyunu kendin iç, bir bardak ta bana getir."
15 Şubat 2017 Çarşamba
Hasan annesini akşam yemeğine davet etmiş. Yemek sırasında anne hep Hasan'ın ev arkadaşının ne kadar çekici olduğunu düşünmeden edememiş. Yemek boyunca oğluyla kız arasında neler olduğu konusunda meraktan çıldırıyormuş. Bunu fark eden Hasan:
- "Anneciğim Ayşe ile aramızda inan hiçbir şey yok. Biz sadece ev arkadaşıyız" demiş.
Bir hafta kadar sonra Ayşe Hasan'a sormuş:
- "Annenin yemeğe geldiği geceden beri çorba kepçesini bir türlü bulamıyorum. Nerede olduğu konusunda bir fikrin var mı? Sence annen almış olabilir mi?"
Hasan:
- "Aldığını sanmıyorum ama bir E-Mail gönderip ona sorayım." demiş ve annesine şöyle yazmış:
- "Anneciğim, sana aldın demiyorum, almadın da demiyorum ama gerçek şu ki bize yemeğe geldiğinden beri çorba kepçesi kayıp."
Bir kaç saat sonra annesinden şöyle bir E-Mail gelmiş:
- "Sevgili oğlum, sana Ayşe ile yatıyorsun ya da yatmıyorsun demiyorum. Ama gerçek şu ki eğer o kendi yatağında uyuyor olsaydı şimdiye kadar çorba kepçesini çoktan bulmuş olmalıydı."
